ömrü boyunca en az on kulaklık eskitmiş okurlara hitap eden blog
Amerika’nın tüysüz ergen gençlerince en sevilen müzik türü emotive post-hardcore grupları olsa gerek. Küçümsediğim düşünülmesin, ben de bir zamanlar Boysetsfire dinlerdim, ki hala dinlerim. PMToday de debut albümünü bu yıl içerisinde çıkaran Rise Records‘un çiçeği burnunda gruplarından bahsini ettiğim janra ait. “And Then The Hurricane” harika bir albüm kapağına sahip bir albüm. Albümü dinlediğinizde bu [...]
One-man-project post-rock icra eden adama ne kadar saygı duymak gerektiğini müzikle uğraşan ya da çok ters davranışlara sahip bir kız arkadaşı olan herkes hemen hemen bilir. İnternette her yerde dolaşan bir albüm var ama herhangi bir label ile anlaşıp elle tutulabilen somut bir materyale sahip mi bu arkadaş bilemiyorum ama albümünden güzel bir şarkıya kulak [...]
Uzun zaman oldu bloga yazmayalı. Bu uzun ara müziksiz geçmedi tabi. İşte son zamanlarda dinlediğim en leziz topluluk. Sacramento, CA çıkışlı bu yedi genç arkadaş duru post-hardcore’u inanılmaz bir deneysellikle icra ediyor, dinleyince eminim siz de şaşıracaksınız. “Plan B” adlı bir albümleri, albümün bütün şarkılarına Last.fm üzerinden ulaşmak mümkün. Kaçırılmamalı bu grup.
2001′de kurulduktan sonra EP kaydetme ve uzun soluklu turne dönemlerinde epey eleman kaybetmiş bir grup. Böylesine çalkantılı olayların grubu yolundan saptırmadan bugüne getirmesi mükemmel olmuş, zira Init Records‘tan çıkan son albümlerini dinlediğimde resmen bayıldım (Aslında bu yazı bir albüm haberi). Mükemmel bir bayan vokale sahipler, ilerisi aydınlık gözüküyor bu grup için.
Belirsiz fikirleriyle bize sırtını dönüp yürüyen bu dört adam İsveç’in underground’ta olmuş önemli indie topluluklarından The Faintest Ideas‘ı oluşturmakta. 2003′te müzik yaşamına başlayan grup üyeleri yola kendi kurdukları Yellow Mica Records‘tan bir EP çıkartarak başlamışlar, bugün ise albümleri DC bölgesinin en önemli indie labellarından olan Slumberland Records‘tan çıkıyor. Yakın zamanda bu gürültülü arkadaşların seslerini daha [...]
DC Hardcore sahnesi içinde politik kaygılar ve emotive melodileri ile önemli bir yer edinmiş gruplardan 1905. İsmi itibariyle Galatasaraylıların da pek sevebileceği bir grup olan 1905 maalesef günümüzde aktif değil. 2000′de başlayan ve altı yıl süren müzik yaşamlarında “Voice” adlı başarılı bir albüme imza attılar, bu albüm underground hardcore/punk ortamlarında isminde büyük saygıyla bahsedilen bir [...]
Lao Che Polonya’nın pek sevilen gruplarındandır. Orada çok sevilirken buradan niye sevilmesin değil mi? Crossover ile başlayan müzik yaşamları alaşımına fol karışmış enteresan bir alternatif müzik alaşımına dönüşmüş zamanla. Dinlemesi epey zevkli aslında, last.fm sıralamalarında en üstte olan şarkıları bizi yanıltmıyor.
“X was a y band…” şeklinde başlayan wikipedia biyografileri ne kadar üzücüyse, x’in yerine Botch, y’nin de yerine hardcore koyunca bu üzücülük kat ve kat artıyor. Poliritmik gitar tarzı, raw vokaller, progresif şarkı altyapıları ve eşsiz bir sound olarak tanımlama da bahsettiğim olayın üzücülüğü kadar doğru bir anlatım için bu efsanevi grup için. Hardcore kültürü [...]
MTV “Get Free“den sonra bu gruba yüz çevirse de Victoria’s Secret Show daha vefalı çıktı. Avustralyalı garage rock topluluğu pek ortalarda gözükmese de iyi işler yapmaya devam ediyor. Melodik olarak zengin olmayan fakat direkt vurucu ve hit olmaya aday şarkılardan oluşan albümler tabi, fazla soğutmayalım motoru.
Kıta insanlarının “next big thing” olmak gibi hırslarının olmaması çok erdemli bir hareket olsa da müzik dinleyicisi için de bir o kadar üzücü. Ruhunu plak şirketlirine satmamış Canberra‘lı bir çok grubun last.fm’de tek bir skropu dahi yok mesela. Hal böyle olunca etiketsiz grupların sosyal ağlara düşmeleri için uzun bir süreç gerekiyor ki denizleri aşıp bizlere [...]
İşte ABD’de hardcore diskolara kadar sokabilen bir İsveç’li grup. “New Noise” adlı şarkısı dışında da pek tanınmayan hatta mainstream çevreler için one-hit-wonder sayılabilecek bir grup ama yine de 98′de çıkan “The Shape of Punk to Come“ın etkilerini göz ardı edebilmek mümkün değil. 90ların ortasında bu tarzda çıkan Snapcase benzeri metalik soundlu bol groovelu grupları aslında [...]
Vokal Jemina Pearl Abegg‘in canlı performanslarda sağa sola koşarak ve bir de yukarıda gördüğünüz gibi çılgın atarak seyirciyi coşturması kesinlikle görülmesi gereken şey. Bir de dinlemesi gereken iki albüm bu genç müzisyen arkadaşlar tarafından kaydedilmiş. 2006′daki self/titled albümleri ve ve 2008′deki “Get Awkward” bu albümler, daha öncesinde de XL Records tarafından basılmış EPler mevcuttur arşivciler [...]