The Farm Category

Warpaint

Posted on 23 Nis 2010 In: The Farm

Sakin ama kararlı başlayan vokalin tekrarlı liriklerine arkadan başka iki sesin daha katılması ve oturduğunuz yerde yer çekiminin ince ince azalması. Şekilli girizgâh yapmak için bu kafaları yapıyorum zannedeceksiz, ama EP’lerinin ilk parçası (“Stars”) girerken ellerimi açıp süzülmüşlüğüm var dolmuşun içinde. EP bünyemde bu tesiri yarattıysa uzunçalar ne haltlar yememe neden olur kestiremiyorum. Üstelik bu [...]

If These Trees Could Talk

Posted on 17 Nis 2010 In: The Farm

Eğer şu ağaçlar konuşabilseydi, eminim çok şey anlatırlardı. Emin olduğum diğer bir şey ise bu grup olmasaydı asla iyi bir post-rock ya da post-metal dinleyicisi olamazdım. Russian Circles, Explosions In the Sky, God Is An Astronaut, Red Sparowes ve bilimumlarında önce benim için gelen gruptur desem belki biraz abartmış olurum -ilk kez oluyor bu blogda-  [...]

Scraps Of Tape

Posted on 15 Nis 2010 In: The Farm

Geçen yılın en iyi post-rock albümlerinden birinin altına imzasını atıp beni de fan kitlesi arasına alan grup Scraps of Tape. Geçen yıl dediysem zannedilmesin  bu yıl dinlemiyorum “Grand Letdown“ı. Grubun diskografisine hakim değil ama 2004′te çıkardıkları debut albümü “Read Between the Lines at All Times” da zamanında pekçok dinleyicinin ve eleştirmenin ilgisini çekmiş. Grubun yaptığı [...]

Baroness

Posted on 6 Nis 2010 In: The Farm

Grupların bu blogda iki tane post sahibi olmaları nadiren gözüken bir olaydır ama Baroness kesinlikle üç dört posta daha konu olacak. Ne “Red Album” ne de “Blue Record” yene yene bitirilecek albümler değiller. Hazır bahar mevsimi gelmiş, okullarda şenlik dönemi başlamışken playlist hazırlığı içinde bulunan arkadaşlara bir yardımım olsun istedim. Baroness dinleyerek arkadaşlarınızı ıslatmanın tadı [...]

Deftones

Posted on 31 Mar 2010 In: Black Market, The Farm

Yıl 2010 olduğunda hala bu grubu dinliyor olacağımı biliyordum. Darbeli mood swinglerle dinleyicileri coşturup yerine dibine soktukları “Diamond Eyes” adlı albümle geri döndü Sacramentolu arkadaşlar.  Hoş ne yapsalar dinleyecektim ama spuıtnikmusic.com yazarına “better than white pony” yazdıracaklarını tahmin etmiyordum. Albüme ismini veren şarkı için bir youtube araması yapıp güzel bacaklı hatunları izlemek mümkün. Deftones’un son [...]

The Long Blondes

Posted on 30 Mar 2010 In: The Farm

Sheffield çıkışlı punk dokunuşlu sevimli mi sevimli bir indie pop grubu the Long Blondes. 2004′te hayat bulan grubun Rough Trade Records etiketli “Couples“ı ağır taşı konumunda. Romantik geceleri eğlenceye başlamak için bir TLB CD’sini müzik setinize takmaktan daha iyi bir çözüm olamayacağı kanısındayım. Romantizm demişken vokaldeki hatunun homofobiye kaçan ilginç açıklamaları var, Google’dan aratınız.

Tocotronic

Posted on 17 Mar 2010 In: Black Market, The Farm

Almanya’nı hamburger schule’si güzeldir diyen herkes bu yılın en iyilerinden biri olmaya aday “Schall und Wahn“. Türün gerektirdiği biçimde grunge, punk ve deneysel pop elementleri çok çok iyi kombine edilmiş albümde. Roskilde gibi büyük festivallerde çalmış bu grup için adından söz ettirecekler demiyorum ama hayran kitlelerini katlayacaklar gibi. Umarım bizim sayemizde de Türkiye’de bu grubu [...]

The Crystal Method

Posted on 15 Mar 2010 In: The Farm

Bu adamları ilk dinleyişim çoğu Türk genci gibi ortaokul yıllarına dayanıyor. Sanıyorum o dönemlerde bilgisayarla yeni tanışan her erkek evladının Fifa 98 ile de aynı şeyi yapması maksimum üç gün sürmüştür. Oyunu oynarken Brezilya’yı alıp salonda rakiplere onar küsür gol atarken yaptığım bir şey de soundtrackleri deli gibi dinlemekti.  Oyun o döneme nasıl damgasını vurduysa the Crystal [...]

Ida Maria

Posted on 14 Mar 2010 In: The Farm

Cnbc-e izleyenlerin çok sevdiği ya da seveceği bir isimle bloglamaya devam ediyorum. İlk cümlemde gelecek zamanlı fiil kullandığım kişiler “gossip girl reklamında çalan şarkı“nın kime ait olduğunu merak edenler (bu cümle arama motoru optimizasyonu için burada). Hem Norveçli hem de pek tatlı bir bayana ait bu şarkı, “Fortress Ronud My Heart” albümünde yer alıyor ayrıca. [...]

Black Eyes

Posted on 6 Mar 2010 In: The Farm

2001-2004 yılları arasında varlığını sürdürebilmiş, deyim yerindeyse Washington post-punk arenasının ölü doğmuş efsanesi Black Eyes. Müziklerindeki deneysel noise etkisi açıkçası benim için onları efsanevi kılıyor üç senelik gizemli müzik hayatlarıyla birlikte. Bak bir ara şöyle de bir grup vardı deyince daha da gizemli oluyor o üç yıl. Ben bu grbun derinine inerim diyenler Early Humans [...]

Amusement Parks on Fire

Posted on 6 Mar 2010 In: The Farm

Nottingham’da takım ruhu adına ilerlemeler var dersem arkadaşlarımın çoğu Nottingham Forest’ın Premier Lige geri dönüş yaptığını falan zannedecektir. İçerisinde bulunduğum yağmurlu cumartesi gününü bana günlük güneşlikmiş gibi hissettiren Amusement Parks on Fire şehirden son zamanlarda çıkış yapan en iyi takım. Giriş cümlesinden bugün oynayıpta kaybettiğim futbol bahis oyunlarının etkisinin olduğunu anlamışsınızdır eminim. Buna rağmen grubun [...]

Passion Pit

Posted on 4 Mar 2010 In: The Farm

2009′da hayatıma giren en güzel şeyler Passion Pit ve Tumblr.Com‘du diyebilirim beş saniye düşündükten sonra. “Manners” albümü bizim de yılın en iyileri listemizde yerini almıştı hatırlarsanız. Sevgililerden ayrıldıktan sonra, kötü geçen sınavlardan sonra bürünmemiz gereken pozitif moda bu beş genç ve yetenekli müzisyen arkadaş sayesinde büründük bir yıl boyunca, isimlerini zikredip kulaklarını çınlatalım; Michael Angelakos, [...]