indie | punk | metal | alternative
Almanya’nı hamburger schule’si güzeldir diyen herkes bu yılın en iyilerinden biri olmaya aday “Schall und Wahn“. Türün gerektirdiği biçimde grunge, punk ve deneysel pop elementleri çok çok iyi kombine edilmiş albümde. Roskilde gibi büyük festivallerde çalmış bu grup için adından söz ettirecekler demiyorum ama hayran kitlelerini katlayacaklar gibi. Umarım bizim sayemizde de Türkiye’de bu grubu [...]
Bu adamları ilk dinleyişim çoğu Türk genci gibi ortaokul yıllarına dayanıyor. Sanıyorum o dönemlerde bilgisayarla yeni tanışan her erkek evladının Fifa 98 ile de aynı şeyi yapması maksimum üç gün sürmüştür. Oyunu oynarken Brezilya’yı alıp salonda rakiplere onar küsür gol atarken yaptığım bir şey de soundtrackleri deli gibi dinlemekti. Oyun o döneme nasıl damgasını vurduysa the Crystal [...]
Cnbc-e izleyenlerin çok sevdiği ya da seveceği bir isimle bloglamaya devam ediyorum. İlk cümlemde gelecek zamanlı fiil kullandığım kişiler “gossip girl reklamında çalan şarkı“nın kime ait olduğunu merak edenler (bu cümle arama motoru optimizasyonu için burada). Hem Norveçli hem de pek tatlı bir bayana ait bu şarkı, “Fortress Ronud My Heart” albümünde yer alıyor ayrıca. [...]
2001-2004 yılları arasında varlığını sürdürebilmiş, deyim yerindeyse Washington post-punk arenasının ölü doğmuş efsanesi Black Eyes. Müziklerindeki deneysel noise etkisi açıkçası benim için onları efsanevi kılıyor üç senelik gizemli müzik hayatlarıyla birlikte. Bak bir ara şöyle de bir grup vardı deyince daha da gizemli oluyor o üç yıl. Ben bu grbun derinine inerim diyenler Early Humans [...]
Nottingham’da takım ruhu adına ilerlemeler var dersem arkadaşlarımın çoğu Nottingham Forest’ın Premier Lige geri dönüş yaptığını falan zannedecektir. İçerisinde bulunduğum yağmurlu cumartesi gününü bana günlük güneşlikmiş gibi hissettiren Amusement Parks on Fire şehirden son zamanlarda çıkış yapan en iyi takım. Giriş cümlesinden bugün oynayıpta kaybettiğim futbol bahis oyunlarının etkisinin olduğunu anlamışsınızdır eminim. Buna rağmen grubun [...]
2009′da hayatıma giren en güzel şeyler Passion Pit ve Tumblr.Com‘du diyebilirim beş saniye düşündükten sonra. “Manners” albümü bizim de yılın en iyileri listemizde yerini almıştı hatırlarsanız. Sevgililerden ayrıldıktan sonra, kötü geçen sınavlardan sonra bürünmemiz gereken pozitif moda bu beş genç ve yetenekli müzisyen arkadaş sayesinde büründük bir yıl boyunca, isimlerini zikredip kulaklarını çınlatalım; Michael Angelakos, [...]
Amerika’nın tüysüz ergen gençlerince en sevilen müzik türü emotive post-hardcore grupları olsa gerek. Küçümsediğim düşünülmesin, ben de bir zamanlar Boysetsfire dinlerdim, ki hala dinlerim. PMToday de debut albümünü bu yıl içerisinde çıkaran Rise Records‘un çiçeği burnunda gruplarından bahsini ettiğim janra ait. “And Then The Hurricane” harika bir albüm kapağına sahip bir albüm. Albümü dinlediğinizde bu [...]
One-man-project post-rock icra eden adama ne kadar saygı duymak gerektiğini müzikle uğraşan ya da çok ters davranışlara sahip bir kız arkadaşı olan herkes hemen hemen bilir. İnternette her yerde dolaşan bir albüm var ama herhangi bir label ile anlaşıp elle tutulabilen somut bir materyale sahip mi bu arkadaş bilemiyorum ama albümünden güzel bir şarkıya kulak [...]
Uzun zaman oldu bloga yazmayalı. Bu uzun ara müziksiz geçmedi tabi. İşte son zamanlarda dinlediğim en leziz topluluk. Sacramento, CA çıkışlı bu yedi genç arkadaş duru post-hardcore’u inanılmaz bir deneysellikle icra ediyor, dinleyince eminim siz de şaşıracaksınız. “Plan B” adlı bir albümleri, albümün bütün şarkılarına Last.fm üzerinden ulaşmak mümkün. Kaçırılmamalı bu grup.
2001′de kurulduktan sonra EP kaydetme ve uzun soluklu turne dönemlerinde epey eleman kaybetmiş bir grup. Böylesine çalkantılı olayların grubu yolundan saptırmadan bugüne getirmesi mükemmel olmuş, zira Init Records‘tan çıkan son albümlerini dinlediğimde resmen bayıldım (Aslında bu yazı bir albüm haberi). Mükemmel bir bayan vokale sahipler, ilerisi aydınlık gözüküyor bu grup için.
Belirsiz fikirleriyle bize sırtını dönüp yürüyen bu dört adam İsveç’in underground’ta olmuş önemli indie topluluklarından The Faintest Ideas‘ı oluşturmakta. 2003′te müzik yaşamına başlayan grup üyeleri yola kendi kurdukları Yellow Mica Records‘tan bir EP çıkartarak başlamışlar, bugün ise albümleri DC bölgesinin en önemli indie labellarından olan Slumberland Records‘tan çıkıyor. Yakın zamanda bu gürültülü arkadaşların seslerini daha [...]
DC Hardcore sahnesi içinde politik kaygılar ve emotive melodileri ile önemli bir yer edinmiş gruplardan 1905. İsmi itibariyle Galatasaraylıların da pek sevebileceği bir grup olan 1905 maalesef günümüzde aktif değil. 2000′de başlayan ve altı yıl süren müzik yaşamlarında “Voice” adlı başarılı bir albüme imza attılar, bu albüm underground hardcore/punk ortamlarında isminde büyük saygıyla bahsedilen bir [...]