ömrü boyunca en az on kulaklık eskitmiş okurlara hitap eden blog
Metalcore sahnesinin en yetenekli elemanlarından kurulu August Burns Red kısa zamanda yakaladığı popülaritesini harika albümlerle süslemeye devam ediyor. Grubun üçüncü stüdyo albümü olan “Constellations“, Solid State Records tarafından çıkarıldı. Albümü dinlemeye ilk başladığınız anlarda uzun zamandır birbirini kopya eden, verimsizleşen ve kuru gürültü haline gelen metalcore janrasında çeşitlendirme ya da diversifikasyon olayının başarıyla gerçekleştirildiği. Shai [...]
Post-hardcore dünyasına gruplar albümlerini 2 yıl aralıklarla çıkarırlar. Bu işin metronomu budur. Underoath böyle yapar. A Day to Remember böyle yapar. Thursday böyle yapardı. ’99, ’01, ’03 diye saydırdıktan sonra 2005′te albüm çıkarmayarak 3 albümle şartlı reflesklere soktuğu hayranlarını 2006′da A City by the Light Divided ile darmadağın etti. War All the Time sonrası bi [...]
Enter Shikari, 15 Haziran itibariyle yeni albümünü kendi etiketiyle dağıtmaya başladı. Yeni albümü yiyip bitirmemiz yaklaşık 2 hafta kadar bir zaman aldı. Neyseki Common Dreads iyi bir çıkış albümünden sonra gelen kötü ikinci albüm sendromunu yaşatmadı. İlk albümlerinde kendimizi bir rave, post-hardcore, nu-metal çorbasına düşmüş gibi hissettiren adalılar disko pistine cila olacak müziklerinden biraz olsun [...]
Bana yılın en iyi çalışmalarından birini soracaklara sayacağım albümler birinden bahsetmeye geldi sıra. Black metal, dark ambient ve doom elementlerinin apokaliptik vizyonla harmanlanmasının ürünü bu albüm. İrlanda’lı bu usta müzisyenler harika bir post-black çalışması kotarmışlar kesinlikle. Atmosferik sound’uyla ve distopyan lirikleriyle tam bir monolitik başyapıt “White Tomb“. Albümü dinlediğinizde ilk farkettiğiniz şey grubun temposal, ritimsel [...]
Bir başka yıldızı parlayan Kanadalı grup; Wolf Parade. Başarılı beş müzisyenden oluşan bir indie-rock grubu Wolf Parade. Aslında grubun kuruluş hikayesi oldukça ilginç. Her şey, Greanadine Records’tan Alex Megelas’ın eski Frog Eyes üyesi Spencer Krug’a götürdüğü teklifle başlıyor. Krug, üç hafta içinde bir grup oluşturup sahneye çıkacaktı. Önce Atlas Strategic’in eski üyesi ve aynı zamanda [...]
Mainstream akım içinde 90ları 2000lere bağladığımızda en akıllı ve popülaritesi en çok tartışılan adam Eminem‘di, birkaç yıl öncesinin Marliyn Manson‘ının somut tahtına oturarak milyonlarca gence posterini astırarak onlara kötü öğütler veren adam(!) yine oydu. 2004′te çıkan “Encore“dan beri ses seda yoktu nam-ı diğer Slim Shady‘den derken “Relapse” adlı bir albümle döndü. 2004 yılından sonra “abi [...]
Rise Against‘ten ayrıldıktan sonra sürekli hava değişimi yapan Chris Chasse‘in yeni projesi, Nations Afire debut albümünü çıkardı. 2007′nin en iyi gürültü yapan grubu olan Last of the Believers‘ı da kurmuştu Chris. Çok başarılı bir EP’ye rağmen grubun stüdyo çalışmalarından bir daha haber alamadık. Nations Afire için de, LOTB için yaptığı gibi çekirdek tayfasını toplayıp, sağlam [...]
80′lerden beri NYHC’nin köşetaşı, Agnostic Front‘un kurucusu, eski Madball üyesi sayısız proje ve yan projede çalmış Godfather‘ın ilk solo çalışması raflarda. 2008 seçimlerinde Obama‘ya kaybetmiş olabilir ama albümün yarattığı stres DC’yi sallamaya yeter. Stigma hardcore dünyasında simge haline gelmiş adamdır. Önceki projelerine aşina olmayan insan evlatları kendilerine hardcore dinleyicisi diyebilir mi bilemem. AF’nin İstanbul konserinde [...]
White Rabbits bozuk ritimleri ve alışılagelmedik ikincil bestelerin korusu olmuştur hep. Son çıkan albümleri “It’s Frightening” ile olayı bambaşka bir boyuta sürüklüyorlar. Baştan söylemeyelim ki çömezlik gayretlerinin müziklerine yansıdığı dinleyicinin ruhunu kıpırtadan nameler eksik bu albümde ama artık dinleyici daha çok zorlayacak dallı budaklı bestelerle geri döndüklerini de eklemeliyim. Debut albüm “Fort Nightly“den sonra elbette [...]
Yeni yıla nasıl girerseniz öyle geçer derler, ben bu yıl çok sağlam albümler dinleyeceğimi düşünerek geçirenlerden biriydim desem ne kadar inandırıcı olur bilemiyorum. Magazin programı falcısı gibi 2009′da sağlam albümler birer birer düşecek dedim tanıdıklarıma. Fantomas, ISIS, Secret Chiefs 3, Old Man Gloom beni morartmayacak işler çıkardı ortaya. Ama şu kadar dinlediğim albümler arasında en [...]
Daath’ın ilk albümü dikkate alındığında, “The Hinderers” belli bir yönü olmayan ve pekçok tarz ile etkileşimde bulunup ortaya melez bir tür çıkarmayı amaçlayan bir albümdü. Daath bu albümle bence gerçek potansiyelini açığa çıkarmıştı. Vokal Sean Farber ve klavyeci Mike Kameron‘ın gruptan ayrılması grubun fanlarının yeni albüm için iki yıl kadar bir süre beklemesine neden oldu. [...]
Brutal Truth‘un bir grindcore efsanesi olduğunu söylememe gerek yok. 1992′de çıkardıkları “Extreme Conditions Demand Extreme Responses” albümü hayatımda dinlediğim yüzlerce grindcore albümü arasında ilk beşe düşünmeden sokarım. Earache Records‘tan Relapse Records’a geçişleri de zamanında büyük olaydı. 12 sene evvel çıkardıkları “Sounds Of The Animal Kingdom”dan sonra yine bir Relapse Records etiketli albüm ile karşımızdalar: “Evolution [...]