Black Market Category

Conditions – You Are Forgotten EP

Posted on 3 Ağu 2009 In: Black Market

Conditions çıkardığı EPlerle dikkatimi çekmişti daha önceleri. Tipik Amerikan alternative rock soundunu post-hardcore ile bezeyip ortaya güzel bir şeyler çıkarmaya çalışıyorlar. Art arda çıkardıkları iki EP’den sonra üçüncüsü de geldi, bu seferkinin adı “You Are Forgotten“. Bahsini ettiğim sound’da müzik yapan bir gruptan dinleyicilerin beklentisi genel olarak mükemmel melodilerdir ki bu EP’de grup buna sonuna [...]

Job For A Cowboy – Ruination

Posted on 29 Tem 2009 In: Black Market, Flesh and Bone

Job For A Cowboy son zamanların Amerikan death metali adına hızlı yükselen gruplarından. Zira ilk EP’sini 2005′te çıkaran bir albüm için epey ilerideler. 2007′de debut albümleri “Genesis“i çıkardıklarında zaten hemen hemen herkes grup hakkında bilgiye sahipti. Bu debut’sun Metal Blade Records etiketiyle çıkıyor olması da önemli avantajdı tabi grup için. Açıkçası “Genesis” ilk çıktığında gruba [...]

Latin For Truth – We Are Sick Of… EP

Posted on 29 Tem 2009 In: Black Market

Öncelikle şunu söyleyeyim, bu EP’nin tam adı “We Are Sick Of  Not Having The Courage To Be Absolute Nobodies“. Son birkaç gündür sürekli dinlediğim üç şarkılı bir EP bu. Daha önce Latin For Truth dinlememiş olanlar için türsel bir açıklama getirmem gerekirse çok hızlı pop-punk çaldıklarını söyleyeyim hatta çok hızlının da hızlı. The Swellers ve [...]

The Temper Trap – Conditions

Posted on 29 Tem 2009 In: Black Market

Daha önce dinlememiştim Avustralya çıkışlı bu grubu ama ilk dinlediğim albümü 2009′un en iyi indie albümlerinden biri olarak görmeye başlıyorsam bundan bir hayır vardır demektir. The Tamper Trap son albümü “Conditions” ile harikalar yaratmış ve uzun zamandır bir indie albümünde dinlediğim en iyi vokaller kesinlikle bu yapıttaydı. Özellikle albümün üç numaralı şarkısı “Sweet Disposition” muazzam [...]

Eyes Set To Kill – The World Outside

Posted on 28 Tem 2009 In: Black Market

Eyes Set To Kill ismiyle bir müzik dinleyicisini cezbedebilecek gruplardan. Poplaşmış metalcore çizgisinizi emotive elementlerle bürüyerek yaptıkları müzikle her ne kadar Amerika’da Paramore kadar popüler olamasalar da müzikal açında oldukça başarılıydılar bence. Son albümleri “The World Outside” ile de klasik çizgilerinden taviz vermeden ilerliyor. Bu müziğe yeni başlamış 14-16 yaş arası genç kitleleri kendilerine taptırabilirler. [...]

Tombs – Winter Hours

Posted on 27 Tem 2009 In: Black Market

2009 kesinlikle sludge yılı oluyor. Mastodon, Isis falan derken bir de bakmışsın bir sürü kayıt peydah oluvermiş. 2007′de netten dağıttığı bir EP’den başka bir somut materyali olmayan yeni fakat gelecek vaad eden bir grup Tombs. Grup elemanları icra ettikleri müziği black metal etkileşimli post-hardcore olarak tanımlıyormuş. Ne yalan söyleyeyim, daha önce böyle bir çorba ismi [...]

Suffocation – Blood Oath

Posted on 20 Tem 2009 In: Black Market, Flesh and Bone

Suffocation Amerikan death metalinin deyim yerindeyse juggernaut gruplarındandır. Zira Eski Kıta’nın melodik sounduna karşı her zaman tuttuğu rejyonel bir janra olan Amerikan death metaline her zaman bayılmışımdır, aynı Suffocation‘a bayıldığım gibi. Grubun reformasyonundan sonra ortaya çıkan üçüncü stüdyo albümü “Blood Oath“. Bu albüm eskilerine göre daha hızlı ve daha vurucu. Kayıt aşamasında ses mühendisliği görevinde [...]

Poison The Well – The Tropic Rot

Posted on 19 Tem 2009 In: Black Market

2006′da çıkardıkları “Versions” albümünden sonra bu adamların bir sonraki albümde neler yapacağını ciddi biçimde merak edenlerdendim. Hip-hop icra etmeyeceklerinden eminim ama bugüne kadar mainstream post-hardcore akımı içinde en farklı işlerle uğraşıp tabuları yıkan adamlardı. Ferret Records etiketiyle çıkan “The Tropic Rot” ile de şaşırtmadılar beni, müziklerindeki evrimsel değişim her albümde olduğu gibi tüm hızıyla devam [...]

So Many Dynamos – The Loud Wars

Posted on 19 Tem 2009 In: Black Market

Günümüzün bütün kesimlere bulaşmış indie kültürü müzik dünyasında dinleyiciler yeni alt-ürünler sunmaya devam ediyor. İnternette şöyle bir küresel araştırma yaptığımda yabancı bloglarda okuduklarım So Many Dynamos‘un son zamanlarda çıkan en farklı gruplardan biri olduğu sonucuna varmamı sağladı ve bu da bir merak doğurdu doğal olarak. Bir müzikseverin mutlu olması için sahip olması gereken şey merak [...]

The Devil Wears Prada önceki albümleriyle çok da beğenimi kazanamamıştı ancak Ferret Records etiketiyle çıkan son albümleri “With Roots Above and Branches Below” beklediğimden iyi. Hala kendimi grubun fanı sayamam ama son albümleriyle epey beğenimi kazandılar ve kesinlikle tatmin edici bir metalcore albümü benim açımdan. Klavyenin başında bulunan James Baney’nin albümün kayıtlarındaki başarısının hayat boyunca [...]

“Old Dominion” ile kulak vermeye başladığım bir grup Hotel Of The Laughing. New York çıkışlı grubun epey folk bir havası var. Bunun yanında Coheed and Cambria tarzı bir progressive rock tarzını da barındırıyorlar icra ettikleri müziğin içinde. Epey zengin bir sounda sahipler kısacası. Özellikle saksafon çalan vokal epey şey katıyor. “Old Dominion” da bütün bu [...]

Yeni dönem sert müziğinin teknik yönünü en iyi vurgulayan gruplardan biri Arsonists Get All The Girls. Santa Cruz, CA çıkışlı grup janra içinde en rahat dinlenebilecek gruplardan biri belki. Son albümleri “Portals“da da yine eskisi gibi çalmışlar, klavyeler ve sentezörler tavan yapmış. Eskilerine göre çok da farklı bir AGATG albümü değil bu ancak grup elemanlarının [...]