indie | punk | metal | alternative
Almanya’nı hamburger schule’si güzeldir diyen herkes bu yılın en iyilerinden biri olmaya aday “Schall und Wahn“. Türün gerektirdiği biçimde grunge, punk ve deneysel pop elementleri çok çok iyi kombine edilmiş albümde. Roskilde gibi büyük festivallerde çalmış bu grup için adından söz ettirecekler demiyorum ama hayran kitlelerini katlayacaklar gibi. Umarım bizim sayemizde de Türkiye’de bu grubu [...]
Geçen sene metal alemi açısında tam bir sludge yılı olarak geçti arşiv sayfalarına ama geçen yıl dinlediklerimin arasında beni en çok vuran sludge grubu ne Mastodon ne de bir başkasıydı. Kylesa‘yı uzun zamandır yazmak istiyordum bloga, sonunda şansımı buldum ve bunu değerlendiriyorum. Decibel Magazine’in listesinde de albümleri harika bir yerde, benim için de öyleler. “Static [...]
Kabul etmek lazım geçtiğimiz yılın en büyük çıkışlarından biri gruba aitti. Bir dinleyici olarak beni başlarda sıkan ama sonrasında dinlendiriciliğiyle yıl içinde favorilerim arasına giren, maxaljin tadından bir albümdü “Veckatimest“. Brooklyn orijinli grup labeldaşı Bibio ile‘u yılın en müzikseverlere en büyük güzelliklerini yapan labelları listesine soktu. Bizim beşinci sırada gösterdiğimiz bu albüm Wall Street Journal‘a [...]
Uzun bir aradan sonra bir metal albümü kritiği ile karşınızdayım. Bana bu aktiviteyi yaptıran grup ise 90larda ve 2000lerde sevilerek dinlenmiş ama bir gözüküp bir kaybolmuş enteresan grup Fear Factory.
Yeni bir FF albümü çıkacağını duyduğumda önce kahkahalarla “ulan ne gereği vardı” dedim. Kilosuna kurban Dino Cazares‘in otuz yan projeden sonra FF kadrosunda yer alması da [...]
İspanyolca en klişe gitar soundunu güzelleştiren bir lisan. Meksikalı indie/folk-pop grubu Furland ise kesinlikle benzerlerinden daha psychedelic. Ülkemizin metal müzik forumlarında arkadaş grubu yağlayan siyah giyinmiş yosmalardan farklı bir uslüp takınıp son albüm “Historia de la Luz”u dinlemeniz gerektiğini söylüyorum. Bu janrada folk etkisi benim kulağıma bu kadar iyi gelmemişti. Yetersiz İspanyolcama rağmen grubun bu [...]
Bugüne kadar blogda yazdığım en cilalı yazılardan biri olacak sanırım. Eski imajları pek tiye alınacak cinsten olan tonla heavy/thrash grubunun bugünkü halini biliyorsunuz. Ozzy Osbourne gibi MTV’de program yapabilecek seviyeye ulaşamayan eskinin stadyum çınlatan süperstarları şimdilerde ufak barlarda rahatça sayabileceğimiz sayıda insana konser vermekte. Hatta konuyla ilgili yapılmış güncel belgesel “Anvil! The Story of Anvil“i [...]
Politik duruşlarıyla öfke ve misantropi yayan bir grup Gaza. Black Market Activities adlı label ile çalışıyorlar. Bu dönemin mathcore grupların ritmik olmama özelliğini aldıkları bariz ortada ama teknik açıdan o kulvarda değiller gibi. Kulağa son derecek kaotik gelen brutal bir vokalle bir tür deneysel grime punk ve grindcore dolaylarında farklı bir müzik icra ediyorlar. İkinci [...]
O zamanlar haberim yoktu ama 2005′te kurulmuş böyle bir grup. 2005′te Dave Grohl‘un “Songs For The Deaf” albümü ün kayıtları için davulun başına geçerek Queens Of The Stone Age‘e verdiği pas geride bırakmaya hazırlandığımız 10 yılın en sağlam rock albümlerinden birini yaratmıştı. Meğerse o sıralarda bir grubun da temeli atılmış, Them Crooked Vultures. Amerikan müziğinin [...]
Slayer aktif olduğu yıllar içinde ne kadar gelişme kaydetti kendi müziğinde. Her fanın kendisine yöneltemeyeceği bir soru işareti bu. Çok geçmeden asıl söylenmesi gereken şey geliyor akla tabi. Slayer Slayer olduğu için dinlenmelidir. Anthrax, Exodus, Annihilator da sevdiğim thrash metal grupları ama Slayer bambaşka. Yıl 2009, yeni albümleri “World Painted Blood” ile söyleyeceklerini bizlere anlatmaya [...]
Bleed Myself Tonight İstanbul Kadıköy’den çıkan önemli bir topluluktu. Besteleriyle ve Hatebreed, Lamb Of God, From Autumn To Ashes coverlarıyla çok Türk gencinin canını yakmıştır mosh-pitlerde. Metalcore kültürüne onlarla aşina olmuştuk sanırım. Şu sıralara aktif değiller maalesef. En çok da onlar canlı izleyememiş olmak sinir bozucu oluyor. Kaç konserine gittiysem mutlaka bir aksilik çıktı. “End [...]
Folsom underground hardcore camiasının önemli topluluklarından. Kumarhane cenneti Las Vegas gibi bir yerden çıkan grup demosundan itibaren takip edilen bir grup olmayı başardı. Yanılma ihtimalime rağmen bir cesaretle grubun ikinci stüdyo albümünün bu olduğunu söylüyorum. Folsom oldschool hardcore etkileşimi yüksek olan bir grup. Bununla birlikte metallic bir tarz da barındırıyorlar, şarkılar kısa süren ve hızlı [...]
The Red Chord daha önce İstanbul’da çalmış ve o performans sayesinde buralarda da hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip olmuş bir grup. Organizasyonu kimin düzenlediğini tam olarak hatırlamıyorum ama hakikaten önemli bir iş başarmış zamanında. Grup yeni albüm çıkarmışken bizim de zaman ayırıp birkaç kelam etmemiz pek lazım tabi. İkinci gitarist Mike Keller gruptan ayrıldıktan [...]