The Red Chord daha önce İstanbul’da çalmış ve o performans sayesinde buralarda da hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip olmuş bir grup. Organizasyonu kimin düzenlediğini tam olarak hatırlamıyorum ama hakikaten önemli bir iş başarmış zamanında. Grup yeni albüm çıkarmışken bizim de zaman ayırıp birkaç kelam etmemiz pek lazım tabi. İkinci gitarist Mike Keller gruptan ayrıldıktan sonra gruptan yapılan açıklamalar yeni albümün unutulmayacak bir kazımasyon olacağı yönündeydi. Bu durumda hemen herkesin artık aklına eksilen önemli bir yetenekle birlikte yeni albümün kişiliksiz ve yazış olacağı yönündeydi fakat albüm ilk saniyesinden itibaren bu önyargıların gereksiz olduğunu ortaya koyuyor. Hatta “Fused Together In Revolving Doors” ile birlikte en sağlam The Red Chord albümü diyebilirim.
“Fed Through the Teeth Machine” çok ince nuanslarla dolu bir albüm esasında. Hızlı ve sert iniş çıkışların arasında dinleyiciyi farketmesi zor sürprizler sunuyorlar. Bunu sunularla müziksel algılama tarihinin Arşimetlerini, Newtonlarını da yetiştiriyorlar tabi. Eski albümlere göre en belirgin farklılıklardan biri bass gitarların daha duyulur olması. Yoğun distortion ve gürültülü zil seslerinin arasında kaybolup giden bir bass kaydı yok bu albümde. Ayrıca death metal etkileşimine rağmen gitarist Mike “Gunface” McKenzie yenilikçi tarzını bu albümde de devam ettiriyor. Albümde en sevdiğim şarkılar tracklist’te ilk iki sırada yer alan “Demoralizer” ve “Hour Of Rats“. Mükemmele yakın bir albüm olmuş, Metal Blade Records etiketli bu albümün altına imzasını koyan The Red Chord kesinlikle övgüyü hakediyor.
Yorumla