ömrü boyunca en az on kulaklık eskitmiş okurlara hitap eden blog
Bir kere unutulmaktan çok korkuyorum ben. Ne yapıyorsam da hep ona çıkıyor bu yüzden. Bırakabileceğim kadar çok şey bırakmak istiyorum işte. Bu benim kişisel saçmalığım. Ama hayatımdaki insanlar bundan memnundurlar diye düşünüyorum. Çünkü onlar da farkındalar ki bir yerlerde onlara ait bir şeyler hep var. Bazılarını bilmiyorlar bile. Mektup, fotoğraf, post-it’ler, güzel geçmiş bir günde evime dönerken cebime attığım taş, kozalak, yaprak. Ben gittikten sonra koca bir yığın ıvır zıvır bulacaklar. Ama tek tek bakarlarsa hatırlayabilirler bence. Fotoğraf da bu çok önemli ıvır zıvır şeyler listesinin başında yer alıyor benim için. Hiçbir anın geçip gitmesini kabullenemediğim için kanıt bırakıyorum sürekli. Bazen olduğu gibi bazen de bazı estetik kaygılarla çekiyor olsam da özünde aynı mantık, unutulmayacak kadar varolmak.
Yağız
Kasım 27th, 2009 at 15:06
Bi de her ağda yaptığında bana haber verir.
özgün
Kasım 27th, 2009 at 16:24
atmosferik kareler
cocuk
Aralık 26th, 2009 at 21:50
unutulmaz.
insani mahluk
Aralık 29th, 2009 at 21:39
bence mecbur olduğun kişiyi sorgulamak yerine açık olduğun zman kendini atmosfere yada onların küçük kızı olarak görmekten çıkar açıkca hayatını nazlarını çevrenin sana ve sevdiğine yaptırdıklarını hatırla o senin yardımın olmadan hayatına son veremiyordur belki sen doğruyu seçtiğin zman insanlar a o zaman doğruyu yapmış olacaksın yoksa hep aynı kabullenmişlik yda kabullenmişliğin son bulmayacak şekilde onların olacak,