Gökçe Dilek

Bir kere unutulmaktan çok korkuyorum ben. Ne yapıyorsam da hep ona çıkıyor bu yüzden. Bırakabileceğim kadar çok şey bırakmak istiyorum işte. Bu benim kişisel saçmalığım. Ama hayatımdaki insanlar bundan memnundurlar diye düşünüyorum. Çünkü onlar da farkındalar ki bir yerlerde onlara ait bir şeyler hep var. Bazılarını bilmiyorlar bile. Mektup, fotoğraf, post-it’ler, güzel geçmiş bir günde evime dönerken cebime attığım taş, kozalak, yaprak. Ben gittikten sonra koca bir yığın ıvır zıvır bulacaklar. Ama tek tek bakarlarsa hatırlayabilirler bence. Fotoğraf da bu çok önemli ıvır zıvır şeyler listesinin başında yer alıyor benim için. Hiçbir anın geçip gitmesini kabullenemediğim için kanıt bırakıyorum sürekli. Bazen olduğu gibi bazen de bazı estetik kaygılarla çekiyor olsam da özünde aynı mantık, unutulmayacak kadar varolmak.

Siyah-beyazı severim, “sanat” kelimesinden uzak dururum, kendi fotoğrafımı kendim çekerim. Bir de arada, buralarda bakıp sevdiğim tüm fotoğraflardan koca bir cilt albüm yapıp bana hediye etseler diye hayal kurarım.

Gökçe Dilek @deviantart, @tumblr, @flickr