ömrü boyunca en az on kulaklık eskitmiş okurlara hitap eden blog
Biraz geç olsa da uzun zamandır burada kritiğinin olmasını istediğim albümlerden biri Misery Index‘in geçen yıl çıkardığı uzunçaları olan “Traitors“. Misery Index elemanlarına olan sevgimiz ise grup kurulmadan çok daha öncelerde Dying Fetus ile başlamıştı haliyle. Zira grupta halihazırda gitarist olarak bulunan Sparky Voyles ve onu hem bass gitarıyla destekleyip hem de vokalleri üstlenen arkadaşımız Jason Netherton birer ex-Dying Fetus elemanı. Misery Index ilk kurulduğunda grup içindeki ex-Dying Fetus elemanlarının oranının daha fazla olduğunu da belirtmem gerekir.
Albüme geçmeden gruba isim olarak seçilen Misery Index‘in tam olaran ne anlama geldiğinden bahsetmem gerekir. Misery Index ünlü iktisatçı Arthur Okun tarafında ortaya atılmış olan bir ekonomik gösterge varsayımı. Türkçeye “sefalet endeksi” olarak çevrilen bu terim işsizlik ile enflasyon arasındaki ilişkiyi boyutunu ortaya koyarak bunların sosyal maliyetlerini belirlemeye çalışır. Sefalet endeksi ise işsizlik oranıyla enflasyon oranının toplanmasıyla hesaplanır. Şu an ABD’nin sefalet endeksinin %8,12, Haziran 1980′de bu oranın %20′nin üstünde olduğunu vurgularsam son zamanlarda hemen hemen herkesin bahsettiği ekonomik krizin ABD’yi ne kadar etkilediği ortaya çıkar.
Bu kadar iktisadi olayla kafaları iyice karıştırkan sonra karışan kafaları biraz sallayalım diyor ve albüme geçiyorum. Albümün adı “Traitors“, yani “vatan hainleri“. Diğer albümlerde de olduğu gibi Misery Index çok sağlam albümler yapmaya devam ediyor. Yaptıkları death metal aşılı grindcore/crust tarzı kesinlikle mükemmel ve stüdyolardaki kayıtlarla da, verdikleri konserlerle de giderek daha mükemmel bir hal alıyor. Son albümleri “Discordia“, her anında vahşeti barındıran ve ziyadesiyle dinamik lirikal stile sahip bir albümdü, fakat “Traitors” ile kesinlikle önemli bir adım atmışlar.
“Traitors“deki parçalar kesinlikle biraz daha değişik ve bahsettiğim gibi daha dinamik bir şarkı sözü yazımı stili mevcut. “Discordia” albümü için gruba katılan gitarist/vokalist Mark Kloeppel şarkı sözlerinde gruba önemli katkılar yapmaya başlamıştı o zamanlarda ve son albümde de görüyoruz ki bu hala devam ediyor. Bir fanın hayalkırıklığına uğramaması için albümdeki müziğin taşıdığı hayrete düşürücü şiddet tavrını yakalaması yeter. Mark Kloeppel ve bassist/söz yazarı Jason Netherton extreme metal camiasında en vahşi ikili olmaya bu albümle de devam ediyor kanımca. Mark Kloeppel‘ın ve Sparky Voyles‘un gitarlarını kullanarak yaptıkları düello öyle riffler üretmiş ki araya serpiştirilmiş uçurucu sololarla adeta yüz derinizin zımparalandığını hissediyorsunuz. Tabi bunları yaşarken de grubun davulcusu Adam Jarvis size metal müziğin en sarsıcı davulcularından biri olduğunu kanıtlıyor.
Albümün farklı olduğundan bahsetmiştim, bu albümü benim için farklı kılan niteliklerden de bahsetmem gerekiyor bu durum illa ki. “Theocracy” ve “Ghosts of Catalonia“da kulaklarınıza farklı gelecek melodileri eminim siz de yakalamışsınızdır ya da dinleyeceğiniz zaman yapacaksınız bunu. Aynı şey “Partisans of Grief” adlı parçada da geçerli, bu parçada enteresan melodik etkileşimler de mevcut. Müzikte melodileri birbirine uydurma anlamına gelen bir terim olan “counterpoint” burada hemen dikkatiniz çekiyor. Ayrıca albüm kayıtları esnasında The Red Chord vokali Guy Kozowyk ve Tomas Lindberg de gruba eşlik etmiş. Sonuç olarak ortaya extreme metal için bir başyapıt olarak tanımlayabileceğim “Traitors” adlı bir Misery Index albümü çıkmış.
Albümle ilgili pekçok detaydan bahsetmişken yapımcılığı ve ses mühendisliğini Kurt Ballou‘nun üstlendiğini es geçersek günaha gireriz, herif grubun earfucker soundunu iyice pekiştirmiş. Bunların hepsini bir de grubun Amerikan politikasının son zamanlardaki durumuyla ilgili düşünceleriyle cuk diye oturan bir albüm kapağı ile birleştirdiğimizde ortaya Misery Index‘in son zamanların en iyi extreme metal albümünü hazırladığı gerçeği çıkıyor.
“Ghosts of Catalonia“nın harika lirikleriyle kelimelerimi bitiriyorum
onwards together, with boundless visions of hope
the fire of souls alive, on mountains of aragon
clarion calls freely answered , and with haste
brigades, volunteers defending…this chosen place
’36 swept in the tides of autonomy
damning their odious order undone
blood on the graves of our fathers
armed with ideas, unwieldy and strong
awaiting the spit of the fascist
to drive him back into acheron
we stand at the door of upheaval, alone,
as allies seek to appease
iberia yields to oppression,
berlin gives rise to the beast
forward, under lleidan skies
condors, winding, circling high
broken, bodies, brothers at arms
giving, dying, with hope in their hearts
these days that we live for ourselves,
catalunya, what is to come
fighting for three years we carried a vision
the anarchist bit, the socialist bled
is what we had here forgotten
a ghost, a footnote in time long dead?
Yorumla