ömrü boyunca en az on kulaklık eskitmiş okurlara hitap eden blog

Rancid, “Journey to the end of the East Bay”de bizim yerimize anlatmış OpIvy‘i. Her gün müziğe bir başka açılım getiren 80′ler California’sında aslen davulcu olan Jesse Michaels‘ın David Mello‘yu padawanı olarak eğitmesiyle başlıyor herşey. David Mello‘ya inceden davul dersleri verirken kendisi de sahneyi dikine kullanma idmanlarına başlıyor, Michaels. Bu arada sıkıcı bir Basic Radio tecrübesinden sonra underground işler yapmak isteyen Tim Armstrong ve Matt Freeman da kafalarına göre grup arıyorlar. Berkeley muhitinde zaten tanış olan bu insanların OpIvy‘de buluşması pek de zor olmuyor.
David Mello‘nun garajında 30 kişiye verdikleri konser hemen sonrasında punk akımındaki yerinin uzun uzun anlatılması gereken Gilman Street şovunun provası oluyor. Bundan sonra da Gilman‘da sık sık boy gösteriyorlar. Hatta aynı dönemin başka bir punk mucizesi MTX, “At Gilman Street” parçasında OpIvy‘e saygı duruşunda bulunmayı ihmal etmiyorlar.
6 parçalık debut’sundan 1 yıl sonra çıkardıkları Energy albümüne kadar toplam 185 konser veriyorlar. Energy albümü bir anlamda herşeyin sonu oluyor ve kısa bir süre sonra sosyalist bünyeleri bu kadar kurumsal işleri kaldıramadığından dağılıyorlar. Matt ile Tim, Rancid‘i kuruyor. Jesse, Lookout Records için albüm tasarlamaya başlıyor. Bu süre zarfında 300′ü (evet, 300) aşkın şarkı yazıp Common Rider‘ın altına giriyor.
Yazının başında söylediğim gibi o yılları en iyi şu chorus anlatıyor.
Started in 87 ended in 89
got a garage or an amp we’ll play anytime
it was just the 4 of us, yeah man the core of us
too much attention unavoidably destroyed us
4 kids on tour, 3000 miles in a 4-door car not know what was goin’ on
we got a million years
tourin’ out like this hell
no no premonition coulda seen this
Ofisyel : http://www.operationivy.com *belirtilene göre yeni OpIvy sitesini tasarlayan siz olabilirsiniz.
Yorumla