ömrü boyunca en az on kulaklık eskitmiş okurlara hitap eden blog

Kuzey İrlandalı indie pop triosunun ilk albümü gelecekleri açısından türün pek çok dinleyicisini heyecanlandıracak nitelikte. Adamların memleketi turistik bir yer olunca da debut albümlerinin isminin “Tourist History” olması kaçınılmaz olmuş, neden kaçınılmaz olmuş orasını bilemedim. Bizim Bodrum’dan, Antalya’dan böyle gruplar çıkabileceğini sanmıyorum ama yine de Hande Yener‘i kabullenebilmemiz önemli bir adım.
Albümün kayıt aşamasıyla ilgili bilgiler vermek lazım. Londra’da Eastcote Studios‘ta kaydedilen albümün miksleri Phillipe Zdar‘ın yeni stüdyosunda yapılmış ki bu stüdyo daha önce sadece Phoenix‘in son albümü için kullanılmış ve o albüm Grammy ödülünü götürmüştü. “Wolfgang Amadeus Phoenix” adlı bu albüme 2009′un en iyileri arasında biz de yer vermiştik.
Okuduğum bir yorumda kronolojik oraları janrları sıralayan bir müzik eleştirmeni aynen şöyle söylüyor. Arz talep kanununa bağlı olarak bir müzik türü piyasada maksimum 5 yıl kalabiliyor. 80′lerde synthpop ve hard rock tüketilirken bunun yerini 90′larda grunge ve nu-metal aldı. İçinde bulunduğumuz 2000′li yılların müzikleri de radyoların pohpohladığı efektli vokalli R&B ve indie pop. Indie popun ne kadar popüler olduğunu anlamak içinse alışveriş merkezlerinde giysilerin arasında boğuluyorken kulağınızı birkaç saniyede tavandaki hoparlörlere vermek gerekiyor.
Kuzey İrlanda’da böyle bir albüm yapılıyorsa savaşın izleri artık tamamen siliniyor diyebiliriz. Hayata tamamen pozitif bakabilmek için herkese indie pop dinlemeyi ya da icra etmeyi öneriyorum. Albümün ilk birkaç şarkısı dışında zevkle dinlediğimi söyleyebilirim ama özellikle “I Can Talk” ile başlayan ve sonra dinleyiciyi kendine bağlayabilen başarılı bir albüm. Yılın en iyileri arasında olmasa da ilk albümünü çıkaran bir grup için umut verici. Türün ilgisiyseniz ya da ilgili olmak istiyorsanız mutlaka kulak verin.
Unutmadan, albümün harika bir kapağı var.
mehmet
Aralık 14th, 2010 at 16:54
simdi tdcc gorseli aratirken denk geldim de yazina, tabi bu isler cok goreceli olsa da “yilin en iyi albumlerinden olmasa da” lafin biraz garip geldi, bunu yazdiginda kendini daha albume kaptirmamistin, yazin loop’a almaya baslamamistin diye tahmin ediyorum. yoksa ikimiz de biliyoruz ki bu album o listenin amina bile koyar.