Herhangi bir metalcore grubunun ismini Google Images arama motoruna textline’ına klavyenizin enter tuşuna bassanız dünyada popüler olan tek taraftan öne indirilmiş saç modelli 4-5 tane dövmeli geni görmeniz muhtemeldir. Bu özelliğin geçerli olmadığı ve fakat sound olarak diğerlerinden çok da farklı olmayan bir grup Bleeding Through. Grup elemanlarının sahip olduğu gothic imajı hiçbir zaman benimsediğim de söylenemez. Gothic imaj konusunda da emin değilim gerçi ama grupta bir klavyeci bulunması ve müzikteki etkisi bana böyle düşündürüyor olabilir. Tamam, o imajla alakası yok.

2006′da çıkardıkları “The Truth” hiçbir fanın kesinlikle sırt çeviremeyeceği bir albümdü. Kapağındaki şiddet öğesini epey beğenmiştim, bana göre bu iş için yapılabilecek en iyi tasarımlarından birine sahipti. Grup o albümden sonra takip etmeyi bıraktığım topluluklar arasına girmişti, (ve bir itiraf, “Declaration“ı dinlemedim) ta ki geçen ay çıkan grubun self-titled albümü hakkında olumlu eleştirileri okuyana kadar.

Müzikte önyargı çok şey kaybettirir derler ama ben yine öyle davranacağım, ve albüme mükemmel demeyeceğim. Ama metalcore hastası bir insanın mutlaka dinlemesi gereken bir albüm yine de hatta grubu bugüne kadar sevimsiz bulan bile en azından birkaç şarkı dinlesin bu albümden.

 

Paydaşlarla paylaş:
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Facebook
  • StumbleUpon
  • Tumblr
  • email
  • RSS