AoF'in halka üstten falan baktığı yok, promoşut tribi deniliyor bu poza.Post-hardcore dünyasına gruplar albümlerini 2 yıl aralıklarla çıkarırlar. Bu işin metronomu budur. Underoath böyle yapar. A Day to Remember böyle yapar. Thursday böyle yapardı. ’99, ’01, ’03 diye saydırdıktan sonra 2005′te albüm çıkarmayarak 3 albümle şartlı reflesklere soktuğu hayranlarını 2006′da A City by the Light Divided ile darmadağın etti. War All the Time sonrası bi tuhaf oldu o albüm ya.

Özetle, Alexisonfire 2008′i boş geçince birşeylerin döndüğünü anladım. Kabuk değiştireceklerini ince ince hissetmeme rağmen kendilerini hangi janrın içine atacaklarını öngöremedim tabii ki. 2009 oldu. Spotify, ülkemiz kullanıcılarına hizmet vermediği için ara releaseler elimize geçmedi. Tam metrajlı albümü daha yeni edinebildik. Sizler şimdi “Ee albüm nasıl olmuş koçero, ondan haber ver” diyorsunuz. Albüm tek kelimeyle “temiz” olmuş. Piyasada ekmeğin screamoyla yendiği şu günlerde, post-hardcore gömleğini çıkarıp “birazda progressive takılalım” diyerek cüretkar bir karar almış, AoF. Bence çok daha iyi olmuş. Zaten daha açalış parçasında “We are are not the kids we used to be, stop wishing for yesterday” diyor George Pettit. Hatta derken Dallas Green ve Wade MacNeil da eşlik ediyor ona. Jordan Hastings ise susmuş, blast beatleri konuşmuş. Buna rağmen, kronik AoF alışıklarının da albümü yadırgayacağını düşünmüyorum. Choruslar diğer albümleri aratmıyor zira.  “Born and Raised” oldukça post-hardcore. Final parçası “Burial”ı cenaze merasimimde versinler alttan alttan, vasiyetimdir.

Ek : Kaşla göz arası Kanada’da faaliyet sürdüren bir radyo tarafından 2009′un en iyi albümü ödülüne layık görülmüşler. 2 aylık albüme daha 2009 bitmeden 2009′un en iyi albümü ödülü verilmesinin altında başka şeyler ararım.

Ofisyel : http://www.theonlybandever.com
MySpace : http://www.myspace.com/alexisonfire