normalde bedava kıbrıs’a 5lira
Uzun zaman oldu bloga yazmayalı. Bu uzun ara müziksiz geçmedi tabi. İşte son zamanlarda dinlediğim en leziz topluluk. Sacramento, CA çıkışlı bu yedi genç arkadaş duru post-hardcore’u inanılmaz bir deneysellikle icra ediyor, dinleyince eminim siz de şaşıracaksınız. “Plan B” adlı bir albümleri, albümün bütün şarkılarına Last.fm üzerinden ulaşmak mümkün. Kaçırılmamalı bu grup.
Yılın ilk çatışması 16 Mart akşamı Beyoğlu’nda gerçekleşecek. Tahmin edileceği üzere bu güzel aktivite de Riot Promotions tarafından düzenleniyor, yer yine Kemancı. Zamanında Terror‘ü para verip DVD’si alınacak tek grup ilan etmişliğim vardır kendimce, canlı performanslarının nasıl olacağını mevzusuna girmiyorum bu yüzden ama bilmeyenler için söyleyeyim, rakibi öpen bir gruptur.
Belirsiz fikirleriyle bize sırtını dönüp yürüyen bu dört adam İsveç’in underground’ta olmuş önemli indie topluluklarından The Faintest Ideas‘ı oluşturmakta. 2003′te müzik yaşamına başlayan grup üyeleri yola kendi kurdukları Yellow Mica Records‘tan bir EP çıkartarak başlamışlar, bugün ise albümleri DC bölgesinin en önemli indie labellarından olan Slumberland Records‘tan çıkıyor. Yakın zamanda bu gürültülü arkadaşların seslerini daha çok duyacağız gibi.
DC Hardcore sahnesi içinde politik kaygılar ve emotive melodileri ile önemli bir yer edinmiş gruplardan 1905. İsmi itibariyle Galatasaraylıların da pek sevebileceği bir grup olan 1905 maalesef günümüzde aktif değil. 2000′de başlayan ve altı yıl süren müzik yaşamlarında “Voice” adlı başarılı bir albüme imza attılar, bu albüm underground hardcore/punk ortamlarında isminde büyük saygıyla bahsedilen bir yapıt aynı zamanda. “Cant Change Everything“, “Control” gibi mükemmel şarkıları barındıran albüm http://www.lastfm.com.tr/music/1905/Voice adresinden tamamen indirilebilir, grup olarak telif hakkı felsefesine tamamen karşılar tabi. Female-fronted hardcore’un önemli örneklerinden olan bu gruba kulak verilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Lao Che Polonya’nın pek sevilen gruplarındandır. Orada çok sevilirken buradan niye sevilmesin değil mi? Crossover ile başlayan müzik yaşamları alaşımına fol karışmış enteresan bir alternatif müzik alaşımına dönüşmüş zamanla. Dinlemesi epey zevkli aslında, last.fm sıralamalarında en üstte olan şarkıları bizi yanıltmıyor.
“X was a y band…” şeklinde başlayan wikipedia biyografileri ne kadar üzücüyse, x’in yerine Botch, y’nin de yerine hardcore koyunca bu üzücülük kat ve kat artıyor. Poliritmik gitar tarzı, raw vokaller, progresif şarkı altyapıları ve eşsiz bir sound olarak tanımlama da bahsettiğim olayın üzücülüğü kadar doğru bir anlatım için bu efsanevi grup için. Hardcore kültürü içinde Converge, Coalesce gibi ayrıda yerde duran gruplardandı sound olarak Botch ve bugün nasıl Decibel Magazine saydığım o iki grubun albümünü ilk üç içine alıyorsa aktif durumda olsa Botch da oralarda olurdu. 10 sene sonra “Ox“u çıkaran Coalesce‘den feyz almalarını diliyorum. Bir de onların mirasına sahip çıkan Hydrahead Records gerçekten takdire şayan bile label.
MTV “Get Free“den sonra bu gruba yüz çevirse de Victoria’s Secret Show daha vefalı çıktı. Avustralyalı garage rock topluluğu pek ortalarda gözükmese de iyi işler yapmaya devam ediyor. Melodik olarak zengin olmayan fakat direkt vurucu ve hit olmaya aday şarkılardan oluşan albümler tabi, fazla soğutmayalım motoru.

Kıta insanlarının “next big thing” olmak gibi hırslarının olmaması çok erdemli bir hareket olsa da müzik dinleyicisi için de bir o kadar üzücü. Ruhunu plak şirketlirine satmamış Canberra‘lı bir çok grubun last.fm’de tek bir skropu dahi yok mesela. Hal böyle olunca etiketsiz grupların sosyal ağlara düşmeleri için uzun bir süreç gerekiyor ki denizleri aşıp bizlere ulaşabilsin.
Hoodlum Shouts diyorduk. Hepsi vokal yapabilen 4 kişiden oluşan post-punk grubunun “Horses and Human Hands” isimli EP’si 2009 Mayıs’ında dağıtılmaya başlanmış. Post-bir şeyler dedik diye Avusturalya’nın sıcacık yağmurlarnın altında uçuşan riffler ve tripli klavye paternleri gibi denyo lisanında bir sunum yapmayacağım. Grup verdiği röportajlarda Midnight Oil, The Drones gibi gruplardan etkilendiklerini dillendiriyor. Diğer taraftan “History’s End”deki vokaller bana felaket derecede Ian Curtisvari geldi. Diğer parçalarda ise country esintileri var, ama leş country değil. Nick Cave işi cilalı country. Kısacası grubun gideri var abi. Last.fm’de 300 skropta kalması da şaka gibi bir olay zaten. EP radyolara düşene kadar LP’yi çoktan basar bunlar. Kimsenin de ruhu duymaz.
Zamanında gençlik pop-punk dinleyerek skateboard’a ya da müzisyenliğe merak salıp büyürdü, o jenerasyonun bugün yerini alanlar ise emotive post-hardcore ile büyüyor, metalcore etkileşimini de es geçmemek lazım. Leucine henüz çok genç yaşta kişilerden kurulu İngiliz bir grup, albümlerine kapak hazırlayıp internet üzerinde yaymaya çalışıyorlar sanırım. Bugünün müziğinin alternatif kalan yanını çok iyi özetlediği için bu grup hakkında yazmayı uygun gördüm. Bu arada gerçekten yetenekliler, “Step One: Proceed” klişe vokaller barındırsa da yerinde koro vokaller, farklı riffler, yetenek kokan breakdownlar ve beklenmedik sololar içermekte.
İşte ABD’de hardcore diskolara kadar sokabilen bir İsveç’li grup. “New Noise” adlı şarkısı dışında da pek tanınmayan hatta mainstream çevreler için one-hit-wonder sayılabilecek bir grup ama yine de 98′de çıkan “The Shape of Punk to Come“ın etkilerini göz ardı edebilmek mümkün değil. 90ların ortasında bu tarzda çıkan Snapcase benzeri metalik soundlu bol groovelu grupları aslında sevmişimdir epey. Son zamanlarda İsveç hardcore’u bayrağını taşıyan Raised Fist’ten de bahsetmek gerekecek. Kült film “Crank“ta da sürekli çalan efsanevi şarkıyla bitireyim ben.
Vokal Jemina Pearl Abegg‘in canlı performanslarda sağa sola koşarak ve bir de yukarıda gördüğünüz gibi çılgın atarak seyirciyi coşturması kesinlikle görülmesi gereken şey. Bir de dinlemesi gereken iki albüm bu genç müzisyen arkadaşlar tarafından kaydedilmiş. 2006′daki self/titled albümleri ve ve 2008′deki “Get Awkward” bu albümler, daha öncesinde de XL Records tarafından basılmış EPler mevcuttur arşivciler için.
Kısa boylu Japon hatunlarını böyle projelerde vokal olarak görmeye bayılıyorum. Satomi Matsuzaki‘nin 14 yıldır vokal ve bassist olduğu grubun bünyesinde Rob Fisk ve Greg Saunier var. 2004′teki “Milk Man” ve 2007′deki “Friend Opportunity“i epey sevmiştim. Beyoğlu’nda kafem olsa ikinci saydığım albümün ilk parçasını hergün çalarım, o fantezimi şimdi blog düzeyinde gerçekleştiriyorum.
Decibel Magazine metalheadler için yılın en iyi 40 albümünü derlemiş, biz de blogumuzun Flesh And Bone aboneleri için bu derlemeyi paylaşıyoruz. Aralarında daha önce incelediğimiz albümler ve gruplar var, linklerden göz atabilirsiniz.
40 Funebrarum – The Sleep Of Morbid Dreams
39 Millions – Gather Scatter
38 Municipal Waste – Massive Aggressor link
37 Javelina – Beasts Among Sheep
36 Suffocation – Blood Oath link
35 Goes Cube – Another Day Has Passed
34 Culted – Below The Thunders Of The Upper Deep
33 Krallice – Dimensional Bleedthrough
32 Brutal Truth – Evolution Through Revolution link
31 The Red Chord – Fed Through The Teeth Machine link
30 Keelhaul – Keelhaul’s Triumphannt Return To Obscurity
29 Katatonia – Night Is The New Day
28 Gaza – He Is Never Coming Back link
27 Goatwhore – Carving Out The Eyes Of God
26 City Of Ships – Look What God Did To Us
25 Burnt By The Sun – Heart Of Darkness
24 The Gates Of Slumber – Hymns Of Blood And Thunder
23 Funeral Mist – Maranatha
22 Mournful Congregation – The June Frost
21 Altar Of Plauges – White Tomb link
20 Asphyx – Death…The Brutal Way
19 The Atlas Moth – A Glorified Piece Of Blue Sky
18 Paradise Lost – Faith Divides Us – Death Unites Us
17 Mastodon – Crack The Skye link
16 YOB – The Great Cessation
15 Nile – Those Whom The Gods Detest
14 Magrudergrind – Magrudergrind link
13 Obscura – Cosmogenesis
12 Agoraphobic Nosebleed – Agorapocalypse
11 Immortal – All Shall Fall
10 Isis – Wavering Radiant
09 Marduk – Wormwood
08 Tombs – Winter Hours
07 Slayer – World Painted Blood link
06 Kylesa – Static Tensions
05 Cobalt – Gin
04 Napalm Death – Time Waits No Slave
03 Coalesce – Ox
02 Converge – Axe To Fall link
01 Baroness -The Blue Record
Müziklerinden gürültü de pek eksik olmayan İskoç twee pop grubu Camera Obscura. Kurulduğu yıl olan 1996′dan beri Tracyanne Campbell ile birlikte anılır aslında bu grubun adı, gayet de istikrarlı bir şekilde seyreden bir kariyerlere sahipler grup olarak. “Underachievers Please Try Harder” ile 2003′te attıkları sağlam adımı peşi sıra iki albümle sürdürmeyi başardılar. Son olarak geçen nisan ayında çıkan “My Maudlin Career” üzerinde 4 AD Records etiketi taşımaktaydı. 3 senede bir albüm çıkaran bu grubun yeni yapıtı için daha çok uzun bir süre olduğunu da sözlerime ekleyeyim.